Bireylerin kamu ile ilgili dilek ve şikayetleri hakkında idari makamlara
başvuruda bulunmaları ve kendileri veya faaliyet alanlarıyla ilgili
konularda bilgi edinme haklarını kullanmaları, eşitlik tarafsızlık ve
açıklık ilkeleri temelinde demokratik ve şeffaf bir yönetimin gereğidir.
İdare-birey ilişkisinde hukukun üstünlüğünü, demokratikleşmeyi ve
saydamlığı sağlayabilmek için, idari faaliyetlerin yürütülmesi sırasında
bireysel hak ve özgürlüklere duyarlı davranılması hukuk devletinin en
temel niteliğidir.
Hükümetimiz, devlet ile toplum arasındaki bağların daha güçlü hale
getirilmesini ve halkın talep ve beklentilerine azami düzeyde cevap
verilmesini esas alan bir politika benimsemiştir. Acil Eylem Planı'nda
da yer alan, "Kamu hizmetlerinin yerine getirilmesinde vatandaş odaklı
yaklaşımların benimseneceği" ilkesi, bu politikamızın temelini
oluşturmaktadır.
Bu çerçevede, 3.10.2001 tarihli ve 4709 sayılı Kanunla, Türkiye
Cumhuriyeti Anayasasının "Temel hak ve hürriyetlerin korunması" başlıklı
40'ıncı maddesine eklenen ikinci fıkrayla, Devletin, işlemlerinde,
ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve
sürelerini belirtmek zorunda olduğu, keza "Dilekçe hakkı" başlıklı
74'üncü maddesinde yapılan değişiklikle de, dilekçe sahiplerine başvuru
sonuçlarının yazılı olarak bildirilmesi hükme bağlanmıştır.
Anayasamızda yapılan bu değişikliklere uygulama kabiliyeti kazandırmak
üzere, 01.11.1984 tarihli ve 3071 sayılı Dilekçe Hakkının Kullanılmasına
Dair Kanunun 02.01.2003 tarihli ve 4778 sayılı Kanunla değiştirilen
7'nci maddesinde, yapılmakta olan işlemin safahatı veya sonucu hakkında,
yetkili makamlarca dilekçe sahiplerine en geç otuz gün içinde gerekçeli
olarak cevap verileceği ve sonucun ayrıca bildirileceği hükmüne yer
verilmiştir. Ayrıca, 24.4.2004 tarihinde yürürlüğe girecek olan
9.10.2003 tarihli ve 4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu ile de
kişilerin bilgi edinme hakkını kullanmalarına ilişkin esas ve usuller
düzenlenmiştir. Her iki düzenleme de, Avrupa Birliği Müktesebatının
Üstlenilmesine İlişkin Ulusal Programda yer alan insan hakları alanında
yasal ve idarî düzenlemelerin yapılması ve uygulamaların iyileştirilmesi
taahhütleri açısından büyük önem ve öncelik taşımaktadır.
Ancak, söz konusu Anayasa ve Kanun hükümlerinin uygulanmasında gerekli
hassasiyetin gösterilmediği, dilekçeyle yapılan başvurulara idarî
makamlar tarafından bazen cevap verilmediği veya yasal süresinden sonra
cevap verildiği, dolayısıyla dilekçe hakkının etkin şekilde kullanımının
gerçekleşmediği yolunda şikayetler bulunmaktadır.
Bu bağlamda, bilgi edinme hakkı ile dilekçe hakkının mevzuatımızda yer
alan esas ve usullere uygun olarak etkin kullanılmasını teminen,
bakanlıkların merkez ve taşra teşkilatları, valilik, kaymakamlık ve
mahalli idareler ile diğer kamu kurum ve kuruluşları, hizmet alanlarında
aşağıda yazılı kurallara uymakla yükümlüdürler.
1- Dilekçe hakkı, sorulara cevap almak suretiyle bilgi edinmeyi,
şikayette bulunmak suretiyle denetlemeyi, dilek ve öneride bulunmak
suretiyle de demokratik katılımı sağlayan siyasal haklardandır. Bu
itibarla,
a) Türk vatandaşları ile Türkiye'de ikamet eden yabancılar
(karşılıklılık esası gözetilmek ve dilekçelerinin Türkçe yazılması
kaydıyla) kendileri veya kamuyla ilgili dilek ve şikayetleri hakkında,
Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne ve yetkili idari makamlara yazı ile
başvurma hakkına sahiptirler. Dilekçe hakkının kullanımı çerçevesinde
idareye yapılan her türlü başvuru aşağıda belirtilen usule uygun olarak
cevaplandırılacaktır:
- Bireylerin ve tüzel kişilerin başvuru dilekçelerini alan idari
makamlar, dilekçelerin alındığı tarih, kayıt numarası ve konusunu
gösteren alındı belgesini düzenleyip, bu alındı belgelerini, herhangi
bir ücret talep etmeden, başvuru sahiplerine vereceklerdir.
- Ad, soyad ve adres bulunmayan, imza taşımayan, belli bir konuyu
içermeyen, ya da yargı mercilerinin görevine giren konularla ilgili
dilekçeler cevaplandırılmayacaktır. Ancak, bu unsurları ihtiva etmemekle
birlikte, başvurulara olayla ilgili inandırıcı mahiyette bilgi ve
belgeler eklenmiş veya somut nitelikte bilgi, bulgu ya da olaylara
dayanılıyor ise, bu hususlar ihbar kabul edilerek idarece işlem
yapılabilir.
- Başka bir idari makamın görev alanında kalan başvurular, ilgili idarî
makama iletilecek ve başvuru sahibine de bilgi verilecektir.
- Bireylerin ve tüzel kişilerin, kendileriyle veya kamuyla ilgili,
dilekçeyle usulüne uygun bir şekilde yaptıkları başvuruların idarece
geciktirilmeksizin en kısa sürede cevaplandırılması yasal bir
zorunluluktur. Yetkili idarî makam tarafından, bu şekilde yapılan
başvurularla ilgili olarak, yapılmakta olan işlemin safahatı veya sonucu
hakkında dilekçe sahiplerine en geç otuz gün içerisinde gerekçeli olarak
cevap verilecektir. İşlem devam ediyorsa, sonucu hakkında ayrıca bilgi
verilecektir.
- Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne gönderilen dilekçelerin dilekçe
komisyonu ile İnsan Hakları İnceleme Komisyonu'nda incelenerek 60 gün
içinde karara bağlanacağı göz önüne alınarak, TBMM Dilekçe Komisyonu
tarafından gönderilen dilekçelerin de ilgili kamu kurum ve
kuruluşlarınca en geç otuz gün içerisinde cevaplandırılmasına dikkat
edilecektir.
b) Mevcut idari işlemlerden idari başvuru yolu açık bulunanların
değiştirilmesi, kaldırılması veya geri alınmasıyla ilgili başvurular
üzerine, İdari Yargılama Usulü Kanununun (İYUK) ilgili idari makama
başvuru ve cevap süresini düzenleyen 11'inci maddesi hükmü dikkate
alınarak aşağıdaki işlemler yapılacaktır.
- Başvuru dilekçesi, idari işlemleri değiştirmeye, kaldırmaya veya geri
almaya yetkili olan idari makama en kısa sürede ulaştırılacaktır.
- Yetkili idari makam, başvuru dilekçesinin idareye verilmesini müteakip
en kısa sürede gerekli inceleme ve araştırmayı yapmak suretiyle işlemin
yerindeliği yanında bütün unsurları bakımından hukukiliğini de
değerlendirerek cevap verecektir.
- İdari işlemin değiştirilmesi, kaldırılması veya geri alınmasının
mümkün olmaması halinde, başvuru sahibine verilecek cevapta, bu idari
işleme karşı başvurulabilecek kanun yolları ile başvuru süreleri de
gösterilecektir.
2- Bilgi edinme hakkının kullanılmasına ilişkin esas ve usuller,
24.4.2004 tarihinde yürürlüğe girecek olan 4982 sayılı "Bilgi Edinme
Hakkı Kanunu"nda düzenlenmiş bulunmaktadır. Bu itibarla,
a) Kamu kurum ve kuruluşları ile kamu kurumu niteliğindeki meslek
kuruluşları, faaliyetlerine ilişkin mezkur Kanun kapsamında bulunan
bilgi başvurularını süratli bir şekilde sonuçlandırarak Kanunda
belirtilen istisnalar dışında her türlü bilgi ve belgeyi başvuru
sahiplerine vereceklerdir.
b) Kurum ve kuruluşlar, başvuru üzerine, istenilen bilgi ve belgeye
erişimi on beş iş günü içinde sağlayacaklardır. İstenilen bilgi ve
belgenin; başvurulan kurum ve kuruluş içindeki başka bir birimden
sağlanması, başka bir kurum veya kuruluşun görüşünün alınmasını
gerektirmesi ya da başvuru içeriğinin birden fazla kurum ve kuruluşu
ilgilendirmesi hallerinde bilgi ve belgeye erişim otuz iş günü içinde
sağlanır. Ancak bu sürenin uzaması durumunda, gerekçe başvuru sahibine
yazılı olarak on beş iş günlük sürenin bitiminden önce bildirilecektir.
c) Kişinin çalışma hayatını ve mesleki onurunu etkileyecek olanlar
hariç, yargı denetimi dışında kalan idarî işlemler, devlet sırları,
ülkenin ekonomik çıkarlarına, istihbarata, idarî veya adlî soruşturmaya,
özel hayata dair bilgiler, haberleşmenin gizliliğini ihlal edecek bilgi
ve belgeler, ticari sırlar ile Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu
kapsamındaki hususlar bilgi edinme hakkının istisnasını oluşturur. Keza,
tavsiye ve mütalaa talepleri ile yayımlanmış veya kamuya açıklanmış
bilgi veya belgeler de bilgi edinme başvurularına konu edilmeyecektir.
d) Bilgi Edinme Hakkı Kanununun uygulanmasında ihmali, kusuru veya kastı
bulunan memurlar ile diğer kamu görevlileri hakkında işledikleri
fiillerle ilgili olarak, genel hükümler çerçevesinde ceza kovuşturmasını
gerektiren haller saklı kalmak kaydıyla, tabi oldukları mevzuatta yer
alan disiplin cezaları uygulanacaktır.
Ayrıca; dilek ve şikayetlerini, kamu kurum ve kuruluşlarına gelerek
sözlü olarak ileten başvuru sahipleri, hoşgörü ve güler yüzle
karşılanarak kendilerine yardımcı olunacaktır. Başvuru sahiplerinin
talepleri anında incelenerek, sorunlarının mümkün olduğu oranda
mahallinde çözümlenmesine özen gösterilecektir.
Bu çerçevede, konuya ilişkin Anayasal ve yasal kurallar ile yukarıda
belirtilen usul ve esaslar hakkında tüm personel bilgilendirilecek,
personele yönelik eğitim programlarında konuya ayrıntılı olarak yer
verilmesi sağlanacak, bilgi edinme ve dilekçe haklarının kullanımı
kapsamındaki başvurulara ilişkin uygulamalar mevzuat dahilinde
denetlenecek ve denetimler sonucu belirtilen kurallara uymadıkları
saptanan kamu görevlileri hakkında genel hükümlere göre disiplin ve ceza
işlemleri uygulanacaktır.
3071 sayılı "Dilekçe Hakkının Kullanılmasına Dair Kanun"un uygulanması
çerçevesinde yayınlanmış bulunan halkla ilişkiler konulu 22.1.1993
tarihli ve (1993/2) sayılı Genelgenin 2'nci maddesinde "iki ay" olarak
belirtilen dilekçenin cevaplandırılmasına ilişkin süre, mevzuatta
yapılan değişikliğe istinaden "30 gün" şeklinde değiştirilmiş, vatandaş
başvuruları konulu 29.12.1994 tarihli ve 20369 sayılı yazı yürürlükten
kaldırılmıştır.
Bu itibarla; "Dilekçe Hakkının Kullanılmasına Dair Kanun" ile "Bilgi
Edinme Hakkı Kanunu" hükümlerinin gerekleri, bütün kamu kurum ve
kuruluşları tarafından yukarıda belirtilen usul ve esaslar doğrultusunda
yerine getirilecektir.
Bu genelge yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Recep Tayyip ERDOĞAN
Başbakan
24 Ocak 2004 tarih ve 25356 sayılı Resmi Gazete' de yayımlanmıştır.)